İFADE AŞAMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

İFADE AŞAMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

1) Öncelikle şu hususun bilinmesi gerekir ki; yaşadığımız süreçte tam bir darbe hukuku uygulanmaktadır ve silahlı terör örgütü suçlaması yöneltilmesine rağmen somut  hiçbir delil gösterilmeden soruşturmalar yürütülmekte, gözaltılar yapılmakta ve tutuklama kararları verilmektedir.

Yürütülen soruşturmalarda ifade alma aşamasında sorulan sorulara bakıldığında, kimse için özel bir soru sorulmadığı aynı soruların herkese sorulduğu görülmektedir.

Çocuklarını dershaneye gönderdin mi, Bankasya’ya para yatırdın mı, sohbetlere gittin mi, cemaat evi veya yurtlarında kaldın mı, dernek ya da sendika üyesi oldun mu, gazete ya da dergi abonesi oldun mu, Bylock kullandın mı… gibi soruların sorulması; hiçbir delil olmadan gözaltı işlemi uygulandığını göstermektedir.

Yani suç teşkil edecek somut bir bilgiye sahip olmadıkları için genel sorular sorulmakta, kişinin  verdiği bilgilerle aleyhe delil oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Bu ve benzeri sorular karşısında şunu çok iyi bilmek gerekir ki;

  • Bu sayılanların hiçbirisi kanunlarımızda suç olarak düzenlenmemiştir.
  • Buna rağmen, bu sorulara evet şeklinde cevap vermek mevcut hukuk anlayışında doğru değildir.

Çünkü, mevcut darbe hukuku uygulamasında bu iddialar gerekçe gösterilerek insanlar mağdur edilmektedirler.

Soruşturma kapsamında size ait bilgi ve belge varsa, somut olarak soru sorularak; şu yurtta kalmışsın…Bankasya’ya para yatırmışsın…Çocukların cemaate ait şu okullarda okumuş gibi suçlamaları delilleri ile ortaya koyup, bu deliller kapsamında suçlamalara ne diyorsun, savunmanı yap denmektedir.

Bu şekilde somut bir suçlama ve delil ortaya konulmadığı müddetçe bu sorulara doğru olsa bile evet şeklinde cevap verilmesi mevcut hukuk sürecinde doğru olmayacaktır.

2) Soruşturma aşamasında kolluk görevlileri hukuka aykırı olmasına ve suç olmasına rağmen, delil elde edebilmek için gücünüzün tükenmesini, ümitsizliğe düşmenizi, direncinizin kırılmasını, ifadeyi vereyim de kurtulayım noktasına gelmenizi saplamak için manevi baskı uygulamaktadır. İstedikleri şekilde ifade verdiğiniz takdirde size bir şey olmayacağına inandırmaya çalışmak için uğraşmaktadırlar.

İnsanlar bu baskıdan kurtulmak için doğru olmayan ifade verme ya da yöneltilen suçlamaların hepsini kabul etme psikolojisine girmektedirler. Bu psikolojiye kapılmamak en önemli adım olacaktır.

Bu süreçte kendi aleyhinize bir ifade vermediğiniz takdirde, yargılama aşamasında suçlanamayacağınız gibi tutuklama talebiyle hakim önüne çıkartıldığınızda da tutuklanmama ihtimaliniz yüksek olacaktır.

3) Bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilebilmesi için, suçlanan kişinin, iddia olunan suçları işlediğine ilişkin; mahkumiyete yeterli, kanuni, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak ve kesin delillerin elde edilmiş olması gerekmektedir.

Hakkınızdaki suçlamanın kanuni olması demek şu anlama gelmektedir: yani neyle  suçlanıyorsanız,  bunun kesinlikle kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekmektedir.

Şu hususun açık olarak bilinmesi gerekir ki; cemaat mensubu/sempatizanı/destekçisi olmak terör örgütü üyesi olmak demek değildir. Ayrıca yöneltilen suçlamaların hiçbirisi de kanunlarda suç olarak düzenlenmemiştir. İddianamelerde yer alan ancak kanunlarımızda suç olarak tanımlanmamış olan suçlamalar şu şekildedir;

  • KHK İLE KAPATILAN OKULLARDA ÇOCUĞUNU OKUTMAK, KAYDINI ALDIRMAMAK
  • KHK İLE KAPATILAN DERSHANELERDE ÇOCUĞUNU OKUTMAK, KAYDINI ALDIRMAMAK
  • SENDİKA ÜYESİ OLMAK
  • SENDİKAYA ÜYE OLMASINDAN DOLAYI İHRAÇ EDİLMİŞ OLMAK
  • DERNEK ÜYESİ OLMAK
  • KİMSE YOKMU DERNEĞİNE BAĞIŞ YAPMAK
  • FACEBOOK VE TWİTTER DA PAYLAŞIM YAPARAK, HÜKÜMETE KARŞI KAMUOYU OLUŞTURMAYA ÇALIŞMAK
  • YAPTIĞI PAYLAŞIMLARDA ÖRGÜT MENSUPLARINI ÖVÜCÜ İFADELER KULLANMAK
  • ADLİYE ÖNLERİNDE PROTESTOLARA KATILMAK
  • BANKASYA’YA PARA YATIRMAK
  • BANKASYA’DA AKTİF HESABININ OLMASI
  • ZAMAN GAZETESİ ABONESİ OLMAK,
  • SOHBETLERE KATILMAK,
  • ÜNİVERSİTE YILLARINDA SOHBETLERE KATILMAK
  • KHK İLE KAPATILAN YASAKLI YAYINEVLERİNE AİT YAYINLARI EVİNDE BULUNDURMAK,
  • EVİNDE SIZINTI DERGİSİ, YENİ BAHAR DERGİSİ BULUNDURMAK,
  • F SERİSİ 1 DOLARIN BULUNMASI
  • KHK İLE KAPATILAN KURUMLARDA ÇALIŞMIŞ OLMAK,
  • HİMMET VERMEK,
  • KURBAN VERMEK
  • BURS VERMEK
  • BYLOCK KULLANMAK

İddianamelerde yer alan bu suçlamaların hiçbirisi kanunlarımızda suç olarak tanımlanmamıştır.

Bu nedenle bu suçlamalarla mahkumiyet kararı verilebilmesi mümkün değildir. Bunu  çok iyi bilip, suçluluk psikolojisi ile suçlamaları kabul ederek istenilen şekilde itiraflarda bulunup yargılama aşamasında kendinizi sıkıntıya sokmaya gerek yoktur.

4) Şüpheli ve sanık kimliği dışındaki bilgilerle ilgili olarak konuşmak ve doğruyu söylemek zorunda değildir. Baskıdan kurtulmak ve ne olacaksa olsun anlayışıyla hareket edip yargılama aşamasında kendinizi sıkıntıya sokabilecek ifade vermekten kaçınılmalıdır.

Soruşturma aşamasında sizle muhatap olan kolluk ve yargı mensuplarının size ne kadar iyi davransalar da normal zamanda gözaltı ve tutuklama yapılamayacak suçlamadan dolayı hakkınızda işlem yaptıkları unutulmamalıdır.

Yoruma girmeden, gereksiz konular açmadan sorulan sorulara kısa cevaplar verilmekle yetinilmelidir. Olayları hatırlamak ve doğru cevap vermek zorunda olmadığınızı unutmadan hareket edilmelidir. Tanımıyorum, hatırlamıyorum, bilmiyorum şeklinde verilecek cevaplar mevcut hukuk anlayışında en doğru yaklaşım olacaktır.

Eğer bir suçunuz olduğu iddia ediliyorsa bunun delillerinin ortaya konulması gerekmektedir. Siz masum olduğunuzu ispatlamak durumunda değilsiniz. Ancak, gereksiz ifade ve yorumda bulunursanız yargılama aşamasında masum olduğunuzu ispat etmek için uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

5) Yöneltilen suçlamalar yasal olarak suç olmadığı için şu şekilde düşünceye kapılmak mümkün gibi durmaktadır; Bankasya’ya para yatırdıysam ne olacak ki, sohbetlere gittiysem ne olacak ki, cemaat kurumlarına çocuğumu gönderdiysem ne olacak ki diye düşünülebilir. Bizim için masum görünen, aslında masum olan şeyler, maalesef mevcut hukuk anlayışında delil olarak değerlendirilmektedir. Vereceğiniz ifadeler başka bir suçun unsuru olarak karşınıza çıkabileceği de göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle bu süreçte ifade verirken,  ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ yaklaşımı yerinde olacaktır.

Örneğin Bylock konusunu ele alalım. Bylock indirdiniz mi, kullandınız mı sorusuna vereceğiniz cevap sizin tutuklanıp tutuklanmayacağınız hususunu belirleyecektir. Öncelikle şunu ifade edelim ki, bylock kullanmak suç değildir. İnternetten kolayca indirilebilmesi ve herkesin kullanımına açık olması nedeniyle dünyanın hiçbir yerinde suç olarak düzenlenmemiştir. Milyarlarca insanın kullandığı watsap kullanmak nasıl suç değilse, Bylock kullanmak da aynı şekilde suç değildir. Bir şeyin suç olabilmesi için suçta kullanılması, suç olan mesajlar gönderilmesi halinde ceza hukukunda aleyhe delil olarak değerlendirilmektedir. Bugüne kadar da konuşma içeriklerinde şunlar vardı şeklinde bir tespit ortaya konulmamıştır. Buna rağmen bylock kullanmak suçmuş gibi algı oluşturarak, insanlar suçlu gösterilmek istenmektedir.

Bylock kullanmadım şeklinde ifade verdiğinizi kabul edelim. İleride bylock kullandığınızı delilleriyle önünüze koyarlarsa zor durumda kalmaz mıyız, aleyhimize kullanılmaz mı gibi bir soruya şöyle cevap verebiliriz: Sanık savunma kapsamında doğruyu söylememe hakkına ve gerektiğinde sorulara  cevap vermeyip susma hakkına sahiptir. Hiçbir kimse sen neden doğruyu söylemedin diye hesap soramaz. Bu durum aleyhe delil olarak da kullanılamaz. Bu nedenle bu suçlamanın kabul edilmemesi en doğru yaklaşım olacaktır.

Bunun gibi diğer sorular karşısında da aynı şekilde hareket edilebilir. İddia olunan suçlamalar karşısında susma hakkı kullanılabilir. Zorda bırakacağını düşündüğünüz sorularla karşılaştığınızda çok zaman geçti hatırlamıyorum şeklinde  cevap verilebilir. Yani kendinizi bağlayacak, aleyhinizde delil olarak kullanılabilecekleri herhangi bir ifade verilmemesi kendiniz için isabetli olacaktır.

News Reporter