MEMURİYET GÖREVİNDEN AÇIĞA ALINMA

Açığa alınmanın iptali ile ilgili

  1. İŞLEMİN İPTALİ DAVA DİLEKÇESİ

AÇIĞA ALINANLAR İÇİN YOL HARİTASI

 

Açığa alınma işlemi, ihraç gibi sonuç doğurmayan ancak mevcut konjonktürde ihracın ön aşaması olarak değerlendirilecek bir işlemdir. Bu işlemin yapılma gerekçesi ‘ görevi başında kalmasında sakınca olduğu’ değerlendirmesidir. Bir ebenin, hemşirenin, doktorun, mühendisin vb. Görevlerinin başında kalmasında ne gibi bir sakınca olduğunu anlamak zor. O yüzden bu işlemin de yasal gereklilere uygun olarak yapıldığını düşünüp değerlendirmeye yapmaya gerek yoktur.

Görevden uzaklaştırılan memura bu süre içerisinde maaşının 2/3 ü ödenmeye devam eder. İdare isterse sizin işe gelip bir yerde bulunmanızı isteyebilir ya da işe gelmenize gerek olmadığı değerlendirmesini yapabilir.

Bu süreçte müfettiş tarafından ifadeniz alınacaktır. İfade hazırlığı yapılması önemlidir.

İfade verirken nelere dikkat edilmeli;

Yöneltilen suçlamaların hukuki olmaması ve somut olmaması nedeniyle kendi aleyhine netice doğuracak beyanda bulunmamak önemlidir. Yazılı olarak ifade verebilirsiniz. Müfettişten, sorulara yazılı olarak cevap vermek istediğinizi belirterek süre isteyebilirsiniz. İfadenin yazılı olarak verilmesi önemli olup, yaşanılan sürecin tramvatik etkisi nedeniyle sözlü olarak söylenilecek sözler kontrol edilemeyebilir. Sizin, tamamen masumane söylediğiniz bir ifade muhatap tarafından aleyhe değerlendirilebilir. Bu şekilde bir sorunla karşılaşmamak için, verilecek ifade yazılı olmalı. Kısa ve sadece sorulan sorulara cevap mahiyetinde olmalı. Yorum, kanaat ve temennilere yer verilmemelidir.

Müfettişler tarafından gönderilen ifade ve soru evraklarından “beyanlarımın doğruluğunu kabul ederim” gibi matbu ifadeler yer almaktadır. Her şeyden önce kimse ceza ve disiplin soruşturmasında doğru söylemek yahut aleyhine delil göstermek zorunda değildir. Yine bu sorularda sizin dışınızda eş ve çocuklarının sosyal yaşantısına, düşünce ve mensubiyetlerine dair sorular yer almaktadır. Suç ve cezalar şahsi olup bu sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz. Bunu usulüne uygun bir şekilde müfettişe ifade edebilirsiniz.

Disiplin soruşturması somut bilgi ve belgeye göre yürütülmeli ancak; yaşadığımız dönemde işyerinde sizi sevmeyen, sizin makamınıza göz diken, izin vermediğiniz için sizden intikam almak isteyen bir çalışma arkadaşınızın yalan, yanlış ifadeleriyle soruşturmaya dahil edilmiş olma ihtimaliniz kuvvetle muhtemeldir. Bu kişilere karşı bu dönemde bir şey yapmak zor görünse bile normalleşme sürecine dönüldüğünde yargı önünde hesaplaşabilirsiniz. Bunun için asgari zamanaşımı 8 yıldır. Bu nedenle bu aşamada sizi şikayet etmiş olan kişilerle ilgili bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Sadece kendinizle ilgili suçlamalara odaklanarak buna karşı iyi bir savunma hazırlamaya bakın.

Açığa alınma işlemine karşı İdare Mahkemesinde kararın size tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açabilirsiniz. Buna ilişkin dava dilekçesi örneği sitede bulunmaktadır. Bu dilekçeyi kendi özel durumunuza göre hazırlayıp dava açabilirsiniz.

DAVA AÇMA KONUSUNDA YAŞANAN SORUNLARA CEVAPLAR

  • Öncelikle dava açmak çok zahmetli ve karmaşık bir işlem değil. Bunu bilerek hareket edilirse rahat edilir.
  • Dava açmadan önce mahkemeye sunulacak olan; dava dilekçesi, sunulacak deliller hazırlanmalı.
  • Dava dilekçesi örneği sitede var. Buradan indirilecek belgeyi kendinize göre hazırlayıp, kendi bilgilerinizi yazdığınızda dilekçe hazırlanmış olur. Dilekçe ihraç edilen kişi adına hazırlanmalıdır. Bilgiler ihraç edilen kişiye ait olmalıdır. İhraç edilen kişi tutuklu, gözaltı ya da kaçaksa yakınları yine ihraç edilen kişi adına hazırlamalıdır. Hazırlanılan dava dilekçesi ve AYM başvuru formu dava açan kişi tarafından imzalanmalıdır. Tutuklu için cezaevine götürülerek imzalatılabilir. Uzakta olanlar için maille gönderilebilir. Renkli çıktı alınarak imza işi çözülmüş olur.
  • Deliller, davanın konusuna göre hazırlanmalıdır. İhraçla ilgili davalarda gerekçe silahlı örgüt üyesi olmak, silahlı örgüt adına faaliyet göstermek olduğu için, silahlı örgütle irtibatınızın olmadığına ve silahlı örgüt adına faaliyet yapmadığınıza dair her türlü bilgi, belge, tanık ifadesi delil olabilir. Aynı şekilde başarı belgeleri, takdirler, sertifikalar, toplumsal proje faaliyetleri de delil olarak sunulabilir.
  • Adına dava açılacak kişinin kimlik fotokopisi AYM tarafından istenmektedir. Kimlik fotokopisi, tutuklu için cezaevinden alınabilir. Mümkün olmazsa nüfus idaresinden de nüfus kayıt örneği alınabilir.
  • Dava dilekçesi ve deliller 3 nüsha olarak hazırlanmalıdır. 2 nüshası mahkemeye verilmek için 1 nüshası da kendiniz için olmalı. Mahkemeye verilecek 2 nüsha da imzalı olmalıdır.
  • Dava dilekçesi ve deliller tamamlandıktan sonra, tutuklu, gözaltı ve kaçak olmayanlar bizzat bulundukları ilin adliyesine giderek davalarını açabilirler. Anayasa Mahkemesine Başvuru yapmak isteyen kişi Ankara’da ise direk Anayasa Mahkemesine giderek başvurusunu yapmalı. Ankara’da ikamet etmiyorsa, örneğin Konya’da ise Konya adliyesine giderek nöbetçi herhangi bir mahkemenin kalemine gitmeli. AYM’ye başvuru yapacağını söylediğinde ne yapılması gerektiği gösterilecektir. İlk işlem, başvuru formunu nöbetçi hakim tarih atarak imzalamaktadır. Sonra, gerekli harcın yatırılması için adliyede bulunan maliye veznesine gidilerek harç yatırılmaktadır. Vezneye Anayasa Mahkemesine başvuru yapacağınızı söylediğinizde onlar harç miktarını söyleyecektir, harç miktarı 240 TL dir. Harç makbuzunu alıp bir kopyasını (size 2 kopya verecekler) başvuru formunuza ekleyerek tekrar nöbetçi mahkeme kalemine gidip elinizdeki tüm evrakları teslim edeceksiniz. Size sayı numarası vereceklerdir. Siz hakim tarafından tarih ve imza atılan sayfanın da bir fotokopisini alıp verilen numarayı elinizdeki nüshaya not edin. Bu şekliyle başvuruyu tamamlamış olacaksınız. Elinizde hakim tarafından imzalanan sayfanın fotokopisi, harç makbuzu ve size verilen başvuru numarası olarak adliyeden ayrılabilirsiniz.
  • İdare mahkemesine ve Danıştay’a başvuru yapmak isteyenler, tutuklu, gözaltı ve kaçak değilse bu davaların mahkemesi de Ankara’da olduğu için bizzat Ankara’da bu davaları açabilirler. Usul yukarda anlatıldığı şekildedir. Ankara dışında olanlar, örneğin Konya’da olan bir kişi bu davalar için Konya İdare Mahkemesine gitmelidir. Aynı usullerle bu davalar açılabilir. Bulundukları yerde idare mahkemesi olmayanlar diğer mahkemelerin kalemine giderek davalarını açabilirler. İdare mahkemesinde harç ve posta masrafı miktarı 300TL civarındadır. Danıştay’da da 300TL civarındadır.
  • Tutuklu ve gözaltında bulunan kişiler nasıl başvuru yapabilir. Öncelikle bu kişilerle ilgili olarak dışardaki yakınları sitede yer alan örnek dilekçeler doğrultusunda dava dilekçelerini hazırlamalı ve delil listesini de tedarik etmelidir. İçeriğinin hazırlanması konusunda tutuklu ile yapılacak görüşmede bilgi alınabilir. Dava dilekçesi hazırlandığında cezaevine götürülerek kendisine imzalatılıp, bir yakını tarafından başvuru yapılacak yerlere götürülebilir. Normal zamanda bir yakını (eşi, kardeşi) bu başvuruyu yapabilmekte iken bugün sorun çıkartılabilir. Eğer başvuruyu kabul etmezlerse, bizzat tutuklu tarafından cezaevi aracılığıyla gönderilebilir. Harcın ödenmesi konusunda bir sorun çıkarsa, başvuru formuna ADLİ YARDIM TALEBİ VARDIR, denilerek, mali durumunuzun iyi olmadığını, işten çıkarıldığınızı ve tutuklandığınızı yazarak harcı ödeyecek paranızın olmadığını bu nedenle adli yardım talebiyle başvuru yapmak zorunda kalındığınızı başvuru formuna yazın.
  • Yurtdışında ve kaçak olanlar, hazırlanılan dava dilekçelerini yakınları vasıtasıyla vermeye çalışmalılar. Bunun için AYM’ye ve diğer mahkemelere doğrudan teslim etmeyip, başka bir ilde bulunan mahkeme kalemi aracılığıyla göndermeyi denemeliler. Eğer bu şekilde yapılamazsa, dava dilekçesine ihraç edilen kişinin adıyla birlikte eşinin de adı yazılmalı. Yani her iki eşte davacı olarak yazılmalı. Dilekçe içerisine de kısa bir paragraf eklenerek, İHRAÇTAN KENDİSİNİN DE ETKİLENDİĞİNİ BU NEDENLE DAVAYI BİRLİKTE AÇMAKTA MENFAATLERİNİN OLDUĞUNU BELİRTMELİLER. Bu şekilde hazırlanılan dilekçeyi ismi yazan eş mahkemeye götürüp teslim edilmelidir. Bu şekilde sorun çıkmayacağını tahmin ediyorum. Mahkeme bu şekilde yapılacak başvuruda eşin davasını reddedebilir, ama sorun değil. İhraç edilen kişi için açılan dava görülmeye devam edilecektir.
  • Eğer bir avukat bulabildiyseniz tüm bu başvuruları avukatınız sizin adına yapabilir. Avukat bulamadıysanız, bulma imkanınız yoksa yukarıda belirtilen usulleri kullanmak suretiyle dava açabilirsiniz
  • Anayasa Mahkemesine yaptığınız başvuru dosya üzerinden incelenmektedir. Duruşma yapılmamaktadır. Öncelikle size başvurunun kabul edildiğine dair yazı gönderilir. Sonra başvurunuzda bir eksiklik varsa onun giderilmesi için yazı gönderilebilir. Eksiklik yoksa dosya incelenip karara bağlanır. Karar verme sürecinin ne kadar süreceği belli değildir. Başvuru sayısının çok olacağı düşünüldüğünde sürenin daha da uzayacağı anlaşılmaktadır. Acil talepli yapılan başvuruların incelenmesi bile neredeyse 1 yılı bulmaktadır.
  • Danıştay’a yapılacak başvuru da dosya üzerinden yapılmaktadır. Bu dava için de duruşma yapılmamaktadır.
  • İdare mahkemesinde açılacak dava da duruşma yapılmasını siz isterseniz bunu dava dilekçenizde talep etmeniz gerekiyor. Dava dilekçenizde talep ederseniz duruşma günü verilip taraflar davet edilmektedir. Duruşmanın sonuç açısından bir faydası olmayıp, ben derdimi bizzat anlatmak istiyorum diyorsanız duruşma isteyebilirsiniz. Duruşma istemezseniz dosya üzerinden inceleme yapılacaktır. Bu davaların neticelenmesi de uzun sürmektedir.

İDARİ SORUŞTURMADA NELERE DİKKAT ETMELİ

15 Temmuz sonrasında binlerce öğretmen, bir sendikaya üye oldukları ya da bir bankada hesapları olduğu gerekçesiyle açığa alındı. Açığa alma işlemi yapıldığına göre idari bir soruşturma başlatılmış olması gerekmektedir. Bu kapsamda da kurum müfettişi tarafından açığa alınan personelin ifadesi alınacaktır.

Yöneltilen suçlamaların hukuki olmaması ve somut olmaması nedeniyle kendi aleyhine netice doğuracak beyanda bulunmamak önemlidir. Yazılı olarak ifade verebilirsiniz. Müfettişe sorulara yazılı olarak cevap vermek istediğinizi belirterek süre isteyebilirsiniz. İfadenin yazılı olarak verilmesi önemli olup, yaşanılan sürecin tramvatik etkisi nedeniyle sözlü olarak söylenilecekler kontrol edilemeyebilir. Sizin, tamamen masumane söylediğiniz bir ifade muhatap tarafından aleyhe değerlendirilebilir. Bu şekilde bir sorunla karşılaşmamak için, verilecek ifade yazılı olmalı. Kısa ve sadece sorulan sorulara cevap mahiyetinde olmalı. Yorum, kanaat ve temennilere yer verilmemelidir.

Müfettişler tarafından gönderilen ifade ve soru evraklarından “beyanlarımın doğruluğunu kabul ederim” gibi matbu ifadeler yer almaktadır. Her şeyden önce kimse ceza ve disiplin soruşturmasında doğru söylemek yahut aleyhine delil göstermek zorunda değildir. Yine bu sorularda sizin dışınızda eş ve çocuklarının sosyal yaşantısına, düşünce ve mensubiyetlerine dair sorular yer almaktadır. Suç ve cezalar şahsi olup bu sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz.

Disiplin soruşturması somut bilgi ve belgeye göre yürütülmeli ancak; yaşadığımız dönemde işyerinde sizi sevmeyen, sizin makamınıza göz diken, izin vermediğiniz için sizden intikam almak isteyen bir çalışma arkadaşınızın yalan, yanlış ifadeleriyle soruşturmaya dahil edilmiş olma ihtimaliniz kuvvetle muhtemeldir. Bu kişilere karşı bu dönemde birşey yapmak zor görünse bile normalleşme sürecine dönüldüğünde yargı önünde hesaplaşabilirsiniz. Bunun için asgari zamanaşımı 8 yıldır. Bu nedenle bu aşamada sizi şikayet etmiş olan kişilerle ilgili bir işlem yapmanıza gerek yoktur. Sadece kendinizle ilgili suçlamalara odaklanarak buna karşı iyi bir savunma hazırlamaya bakın.

İfadeniz alındıktan sonra, müfettiş tarafından disiplin cezası teklifinde bulunula bilinir ve yetkili kurullar tarafından disiplin cezası verilebilir. Bu işleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açma hakkınız var. Bu kararın size tebliğinden itibaren iptal davasını açabilirsiniz.

Disiplin soruşturması neticesinde bir ceza tayini istenmediğinde yöneltilen suçlamalardan aklanmış olursunuz. Bu soruşturma nedeniyle açığa alınmışsanız, ceza tayinine yer olmadığı kararıyla birlikte açığa alma işleminizde geri alınacaktır. Açığa alınma nedeniyle uğradığınız maddi ve manevi zararları sizi şikayet eden kişilerden tazmin ettirebilirsiniz. Bu davayı açmak için acele etmeyip, sürecin normalleşmesini beklemenizi tavsiye ederim.

News Reporter