Kimin tarafından hangi amaçla yapıldığını bilmediğim ve vatanını seven herkes gibi lanetlediğim darbe girişimi sonrasında, sadece avukatlık yaptığım için evimde ve iş yerimde arama yapılarak gözaltına alındım ve yaşananlara bakıldığında şükür ederek adli kontrol kararıyla serbest bırakıldım.

Bir aylık sürede yaşadığım sıkıntılar ve avukat olarak çaresizliğime baktığımda, bu süreçte aynı muameleye maruz kalan herkesin aynı çaresizliği yaşadığını gördüm. Kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak aynı süreci yaşayan insanlara, maruz kaldıkları mağduriyetlerle ilgili olarak yapılması gerekenler konusunda yol göstermesi amacıyla bu internet sitesini hazırladım.

Oluşturulan korku ortamı nedeniyle sorunları anlatacak ve yol gösterebilecek bir avukat bulmanın mümkün olmadığı tartışmasız bir gerçek. Bu nedenle avukat bulamayan kişiler için yapmaları gereken işlemlerin ne olduğu ve gerekli olan dilekçeleri paylaşacağım.

Hiçbir araştırma yapmadan ve ifade dahi alınmadan görevine son verilen ve çalışma imkanı elinden alınmış olan kişilerin neler yapabileceği,

Bir sabah ansızın 10’larca polis eşliğinde bir terörist gibi evinde arama yapılması nedeniyle maruz kalınan haksızlık karşısında neler yapılabileceği,

Suçlamanın ne olduğunu dahi söyleme gereği duymadan, ellerine kelepçe takılarak ne kadar süre kalacağını dahi bilmediği bir yere götürülen kişilerin maruz bırakıldığı kötü muameleye karşı neler yapılabileceği,

Akıl tutulmasının bir sonucu olarak somut hiçbir suçlama yöneltilmeksizin; savcı tarafından tutuklamaya sevk edilip tutuklanan kişilerin neler yapabileceğine dair bilgilere sitede yer vereceğim.

Darbeye karışmış ve destek olmuş birileri varsa elbette bulunmalı ve yasal gereklilik neyi gerektiriyorsa yapılmalıdır. Ancak, hiçbir şeyden haberi olmayan benim gibi binlerce insan; bir dönem herkesin içinde olmak istediği ve destek verdiği cemaatin içinde olduğu, cemaatin eğitim faaliyetlerine sözle destek olduğu, adı cemaatle alınan bir organizasyonun önünden geçtiği, uzaktan bir yakınının cemaatte olması ya da herkesin göndermek için can attığı okullara çocuğunu gönderdikleri gerekçesiyle bir terörist gibi derdest edilip tutuklanmakta ve mesleklerinden atılmaktadır. Bunun için de somut hiçbir delile ihtiyaç duyulmamakta, işyerinizde tartıştığınız bir arkadaşınızın sizi şikayeti yeterli kabul edilmektedir. Bu anlayışın hukuken de vicdanen de doğru olmadığı kanaatindeyim. Kendimin masum olduğuna inandığım gibi aynı gerekçelerle gözaltına alınan, tutuklanan ve mesleklerinden atılan insanların da masum olma ihtimallerinin kuvvetle muhtemel olduğuna inanıyorum.

Elbette bu durum adil bir şekilde yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacaktır. Ben de insanların kendilerini savunabilmeleri amacıyla bu çalışmayı yaptım. Bir nebze de olsun faydalı olmasını temenni ediyorum.